Ertelediklerim

boneBu aralar yapmam gereken ama şu veya bu nedenle askıya aldığım çok iş var. Bahar rehavetinden midir yoksa yeni taşındığımız bu şehre uyum sürecinin zorlu geçişinden midir  bilmem ama ertelediğim bazı şeylerin tekrar gündemime girmesi biraz zaman alacak gibi gözüküyor. İşte ertelediklerim ve bahaneler listem:

Spora Başlamak: 2013 yılı dilek listesinde de bulunan bu maddeyi biran önce hayata geçirmem lazım. Zira Çağın’ın doğumundan sonra aldığım kilolardan ve kronik yorgunluk sendromundan kurtulmanın daha pratik bir yolu şu an için gözükmüyor. Yatak odasındaki koşu bandını askılık konumundan kurtarmakla başlayabilirim bu işe. Evimize çok yakın bir kapalı havuz var burada. Haftasonlarında ve nöbet çıkışı eve gitmeden önce yani haftada en az üç gün 1,5 saat yüzmeyi planlıyorum. Dün gözlük ve bone aldım kendime. Geriye bir tek azim kalıyor.

Diyete Başlamak: E bu da bahanesiz yıllardır ertelediğim bir şey. Bu bahar inşallah…Sağlıksız yiyecekleri hayatımdan çıkararak başladım işe şimdilik. Güncel Anne’nin diyet serüvenlerini buradan paylaşacağım.

Tuvalet Eğitimi: Sevimli bir lazımlık alarak ve tuvalet eğitimi ile ilgili kitaplar okuyup; hikayeler anlatarak bu işe ucundan kıyısından başladık. Ama aslına bakarsanız Çağın’ın henüz buna tam anlamıyla hazır olduğunu düşünmüyorum. Hem kakasını hem çişinin geldiğini söyleyebiliyor ama bu konudaki eylemi, lazımlığın üstüne kıyafetleriyle oturmaktan öte geçmiyor. Buna da şükür deyip, çevre baskısına kulak tıkayarak; tuvalet eğitimini oğlumun da hazır olduğu bir zamana erteliyorum.

Emzik Bırakma: Biliyorum ki 2 ile 4 yaş arası emzik bırakma için en ideal yaş ve büyüdükçe emziğe bağımlılığı artacak. Bu işi biraz fazla ertelediğimi düşünüyorum. Çağın’ın emziği  sadece uyurken alıyor olması da bu işe geç kalmamızda bir etken. Ama asıl erteleme nedenim taşınmanın ve çok sevdiği bakıcısından ayrılmanın stresini üzerinden atmasını bekliyor olmam. Bu süre içinde emzik bırakma için beyin yıkmama çalışmaları devam etmekte. Bu bahar, emziksiz gecelere yumuşak bir geçiş yapmayı planlıyorum.

Çağın’ın Odasını Ayırma: Çağın’ı ilk dört ay bizim odamızda yatırmış, sonrasında da odasını ayırmıştık. Dördüncü aydan taşındığımız zamana kadar kendi odasında başlayıp, bizim odamızda biten bir uyku düzeni oldu oğlumun. Ama ne zaman ki taşındık günlük rutinindeki pek çok şey gibi bu da tepetaklak oldu. Artık sadece bizimle uyumak istiyor ve gece sık sık uyanıp yanında mıyım; değil miyim kontrol ediyor. Sabah kadar onun kokusunu içime çekerek uyumak çok hoşuma gitse de artık bu duruma bir dur demenin zamanı geldi. Bu yaz bitmeden odasında uyuyup odasında uyanması için tüm imkanlarımı seferber edeceğim. Bu konuda hazırladığım eylem planını pek yakında sizlerle paylaşmayı umuyorum.

Bloga Daha Sık Post Girmek: İşte taşınmamızdan etkilenen bir şey daha… Yazılması gereken onlarca konu, cevaplanması gereken pek çok soru var. Daha fazla vakit ayırıp, daha sık yazı girmek istiyorum.

Artık ertelemekten vazgeçmeye karar verdiklerimden bahsettim yukarıda. Bir de tabii uzuun yıllardır ertelediğim şeyler var. Daha az çalışıp aileme ve kendime daha çok zaman ayırmak, daha az endişelenmek, daha az evde pinekleyip daha çok seyahat etmek gibi. …

 

 

 

‘Yorgunluktan bitkin bir insanın en son yapacağı şeydir yaşamak.”