GDO'lu ürünler ve çocuklarımıza etkileri

Önceki gün tüm gazetelerin internet  sayfalarında ve Twitter, Facebook, İnstagram gibi tüm sosyal medya mecralarında bir mama firmasının sütlü tahıl karışımında Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün denetimlerinde GDO tespit edildiği haberleri yer alıyordu. ” Haberin devamına göre; yetkililer, GDO’nun varlığından emin olmak için ürüne ait numuneleri Ankara Kontrol Laboratuarı’nda göndermiş, burada yapılan analizlerde de söz konusu ürünün GDO içerdiği kesinleşmişti. Gıda Tarım veHayvancılık Bakanlığı yaptığı açıklama ile olayı doğrulamış ve GDO’lu ürünler in toplatılması için, 80 il Valiliği’ne yazı göndermişti.
Firma  ise yaptığı açıklamada  ürününün, Avrupa Birliği Bebek Beslenmesi Direktifleri’ne uygun olarak Portekiz’de üretilmiş olduğunu ve hiçbir şekilde Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içermediğini belirterek gene de tedbir amaçlı olarak söz konusu ürünü piyasadan çekeceklerini belirtiyordu.

 
Haberin duyulmasının ardından sosyal medyada anneler, hekimler, duyarlı kişiler  peş peşe adı geçen mama firmasına tepkilerini dile getirdiler.  Peki nedir bu GDO? Niye GDO’lu ürünlerin hayatımıza girmeye başladığı 90’lı yıllardan itibaren aklı başında bilim adamları, hekimler, sivil toplum kuruluşları, duyarlı ebeveynler GDO lu ürünlere karşı mücadele veriyor? Yoksa bir bardak suda fırtına mı koparılıyor? Bu gıdaların çocuklarımız üzerinde etkileri nelerdir? GDO gıdalar tehlikeli midir, çocuklarımızın büyüme ve gelişmelerini olumsuz yönde etkilerler mi?

 

Asıl gerçek şu ki GDO lu ürünler için çocuk ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli, kontrollü, güvenilir ve kapsamlı bir çalışma yok. Yani belki de yukarıdaki soruların cevaplarını belki de hiç bilemeyeceğiz. Ama elimizde; GDO ların erken ergenlikten antibiyotik direncine, alerjiden kansere kadar değişen geniş bir yelpazede çeşitli sorunlara yol açtığını gösteren hayvan çalışmaları mevcut.

gdo
GDO nedir?
GMO ya da GDO (Genetically Modified Organisms-Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar), genetik müdahale yöntemleriyle bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi, genetik yapısına bitki, bakteri, virüs vb. herhangi bir başka canlıdan alınan gen veya genlerin aktarılmasıyla elde edilen yeni organizmalardır.

 

GDO’lu ürünler bebek mamalarında serbest mi?


26 Ekim 2009 tarihli resmi gazetede, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ait yönetmelikte madde 5/3’de şunlar yazar:

GDO lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaktır.

 

Neden GDO lu ürünlerden çocuklar daha çok etkilenir?

 

  • Vücudumuzda zararlı ve tehlikeli maddeleri etkisizleştirmeye yarayan çeşitli enzim sistemleri vardır. Zararlı bir madde ile karşılaştığımızda bu zehirsizleştirme mekanizmaları devreye girer ve metabolizma için tehlikeli molekülü uzaklaştırmaya çalışır. İşte bu etkisizleştirici sistemler bebekler ve çocuklarda tam olgunluğa ulaşmamıştır ve istenen etkinliği gösteremeyebilirler. Dolayısıyla bir erişkinle aynı miktarda zararlı ürün alan bir çocuk, zararsızlaştırma mekanizmaları erişkin kadar etkin çalışmadığı için daha fazla zarar görür.

 

  • Büyüyen ve gelişmekte olan organ ve sistemler, tehlikelere gelişimini tamamlamış organlardan daha duyarlıdır. Bir başka deyişle GDOlu ürünler genç ve hızla büyüyen organlar üzerinde daha tahrip edici etkiye sahiptir.

 

  • GDOlu ürünlerin önemli bir etkisi de alerjik reaksiyon oluşturma potansiyellerinin yüksek olması. Çocuklar, gıda alerjisine erişkinlere göre 4-5 kat daha yatkın. Bu durum özellikle de 2 yaş altı bebeklerde daha bariz ortaya çıkıyor. Bebeklerde küçük miktarlarda bile gıda alerjisi ortaya çıkabiliyor.

 

 

  • Çocukların vücut kütleleri daha azdır. Dolayısı ile erişkinle aynı miktarda zararlı maddeye maruz kalan çocukta birim hacme düşen zehir miktarı daha fazla olacaktır.

 

GDO’lu ürünler nelere neden olabilir?

Yapılan hayvan çalışmalarında, GDO’lu ürünler

  • Kanser

Genetik olarak büyükbaş hayvan büyüme hormonu (rBGH) ile genetiği değiştirilen ineklerin süt ve süt ürünlerini tüketenlerde meme ve prostat kanseri ile ilişkili risk faktörlerinden biri olan, IGF-1 miktarında bir artış gözlenmiştir. rBGH, alerjik reaksiyonlardan da sorumlu tutulmaktadır.

  • Alerji

 

  • Antibiyotik direnci: Antibiyotik verilerek ince kemik bol et vermesi sağlanan tavukları, etleri çocuklara yedirdiğimizde bir süre sonra antibiyotik direnci ile karşılaşmamız işten bile değildir.

 

  • Enfeksiyonlara yatkınlık

 

  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

 

  • Obesite

 

  • Erken ergenlik

ile ilişkili bulunmuş.

 

Hangi gıdalar GDO açısından yüksek riskli

 

  • Soya
  • Pamuk
  • Kanola
  • Mısır

GDO açısından en yüksek riskli gıdalardır.

Aldığınız paketli bir üründe

 

  • Mısır şurubu
  • Yüksek fruktozlu mısır şurubu (nişasta bazlı sıvı şeker)
  • Mısır yağı
  • Mısır nişastası
  • Maltodekstrin
  • Soya unu
  • Soya yağı
  • Bitkisel yağ
  • Pamuk yağı
  • Soya lesitini
  • Soya proteini
  • Fruktoz
  • Dekstroz
  • Kanola yağı varsa o ürünün GDO’lu olma ihtimali yüksektir.

 

 

Çocuklarımızı GDO lu ürünlerden korumak için neler yapmalıyız?

 

  • Mümkün olduğunca paketlenmiş gıda almayın

 

  • Aldığınız paketli gıdaların içindekiler kısmını dikkatlice okuyun ve yukarıda bahsettiğim GDO içerme riski yüksek içeriğe sahip ürünleri almayın

 

  • Satın aldığınız etlerin, çimen, ot yiyen hayvanlardan elde edilmiş olmasına dikkat edin. GDO‘ lu ürünlerle beslenen hayvanlardan elde edilen etleri almamaya özen gösterin.

 

  • Yağ olarak mısır ve kanola yağı yerine zeytin yağı kullanın.Organik etiketli ürünleri tercih edin.

 

  • GDO riski yüksek olan ürünleri ve bunlardan üretilmiş ürünleri (kola, sakız, hazır meyveli yoğurtlar, cips, gazlı içecekler, bisküvi, gofret, jelibonlar) almayın.

 

  • Çocuklarınıza çikolata yedirecekseniz; mısır şurubu, glikoz şurubu konulan şeker ve çikolatalar yerine organik ve GDO’suz ve %100 şekerkamışı şekerinden, buharlaştırılmış şeker kamışı suyundan ve organik şekerden yapılmış şekerler ve çikolataları seçin.

 

  • Dondurulmuş gıdalar, hazır çorbalar, soslar ve salata sosları, ketçap. mayonezlerin GDO içermesi çok yüksek ihtimaldir, bunları sofranızdan uzak tutun.

 

Elbette bu ürünlerden aniden arınmanız mümkün değil. İşe sofralarımızdaki ketçap ve mayonezi kaldırmak ile başlayabiliriz. Alışveriş yaparken etiket okuma alışkanlığı kazanalım. Gıda paketlerindeki içindekiler kısmını çok küçük yazılarla yazıyorlar, yılmayalım, gerekirse yanımızda büyüteç taşıyalım. Çocuklarımızın beslenme çantasını işlenmiş hazır, paket ürünlerle değil; evde kendimizin hazırladığı sağlıklı yiyecekler, fındık, ceviz, kuru yemiş gibi sağlıklı atıştırmalıklarla hazırlayalım. Sınıf öğretmeni ile görüşüp aynı hassasiyeti onun da göstermesini talep edelim. Çocuğumuzun okulunda çıkan yemekleri kontrol edip, GDO’lu olma ihtimali olan ürün varsa bu ürünün kaldırılmasını talep edelim.
GDO savunucuları, GDO’nun insan sağlığı üzerinde henüz kanıtlanmış bir olumsuz etkisi olmadığını iddia ediyorlar. Oysaki hayvanlar üzerinde yapılmış çalışmalar bizim GDO’lu ürünlerin insan sağlığına olumsuz etkileri hakkında şüphelenmemize yeterli. GDO’lu ürünler ilk olarak kaliteli ve ucuz gıda üretimi, dünyadaki açlığın önlenmesi, çevre kirliliğinin azaltılması ve gıdaları genetik olarak vitaminlerle takviye ederek beslenme yetersizliklerine çözüm bulmak vb gibi güzel söylemlerle ortaya çıktı. Ama geldiğimiz nokta bize GDO’lu ürünlerin çıkış amacıdan çok çok uzakta olduğunu gösteriyor. Hele ki mama ve GDO kelimesi yanyana gelmemesi gereken iki kelime. Bu konuda dikkatli olalım ve çocuklarımızın sağlığı ile oynanmasına izin vermeyelim.

Çocuklarımız gıda ve ilaç endüstrisinin acımasız kuşatması altında. GDO lu ürünler çocuklarımızın geleceği açısından açık bir tehdit oluşturmaktadır.

  • UYARI

    Bu blogdaki tüm yazılar ve içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir kişisel durum için teşhis ve tedavi planı, tıbbi görüş olarak kabul edilemez. Burada yer alan yazılar, okurlar ile yazar arasında bir doktor-hasta ilişkisi yaratmaz. Her zaman çocuğunuzun sağlığı ile ilgili konularda veya sorunlarda kendi doktorunuzdan doğrudan yardım alınız.

9 comments

  • Serap

    İnsan ömrünü kısaltan ve dahada önemlisi kalitesizleştiren gıda terörü konusunda daha bilinçli ve dikkatli olmalıyız. Bu haberi bizimle paylaştığımız için çok teşekkürler.

  • Annegazetesi

    Bu konuyla ilgili son günlerde okuduğum en bilgilendirici yazı bu oldu. Elinize sağlık, teşekkürler.

  • esra

    Benim bebeğim bu ayın 18inde tam4aylık oluyo ve drunuz ek gıdaya başlamanızı soyledı bide benim bebeğim 34 haftalık doğdu ve sütüm hiç olmadı çok az kayda değer kadar bile içmedi mamayla besleniyo napmalıyım sizce baslamalınıyım ogunlerını falan nasıl ayarlamalıyım lütfen yardım edin ilk çocuğum vok trcrubesızım tesekkurler

    • Güncel Anne

      4 ay ek gıdaya başlamak için çok erken. Blogdaki tüm ek gıda yazılarını okuyun ve takıldığınız yerde buradan soru sorabİlirsiniz.

  • Evin

    Merhaba Benim kızım 6 aylık ek gıdaya basladı (suanda 7. ayımız bitti). 5 aylıkken doktor başlamayı onermişti ancak ben 6 ayı dolana kadar anne sutu / formul mama seklinde devam ettim ısrarla. 6. ayda kahvaltı ve sebze puresi ile baslattı doktorumuz. fakat kahvaltı olarak ……nın tahıllı karısımını verdi, bunun içine yumurta sarısı, tuzsuz keci peyniri, pekmez vs. koyuyoruz. Kızım bayılarak yiyor. Resmen kasıga atlıyor. Yazınızı okuduktan sonra hemen çope attım. Ertesi sabah kızıma irmikli bir muhallebi hazırladım. agzına bir kasık aldı, suratını eksitti ve nefret etti. Ertesi gun aynı tarifi yulaf unu ile hazırladım. Yine begenmedi, yemedi. Bu sekilde yumurtasını peynirini pekmezini de yememiş oluyor. Cunku yumurtayı ve peyniri ayrı ayrı verirsem bir iki agzını acıyor sonra asla yemiyor. Şimdi burada benim aklıma takılan soru su. Bebegimin hiç kahvaltı yememesi mi daha kritik, yoksa bu tahilli mamayı yemesine göz yumup en azından katı gıdaya bir baslangıc yapmıs olmak ve besin degeri yüksek olan keçi peyniri, yumurta, organik pekmez gibi şeyleri yemesini mi saglamak… acıkcası beslenme konusunda kendim de cok dikkatliyim. Eve paketli gıda vs asla almıyorum. Bebegimi de elbette bu sekilde buyutmek niyetim. Ama çok arada kaldım. Ne yapmamı önerirsiniz…

    • Güncel Anne

      Yavaş yavaş denemeye devam edin. Israrcı değil, kararlı olun. Bebeğiniz henüz çok küçük. Yumurta, pekmez yedirmenin başka yollarını bulacağınıza eminim. Yumurtayı krep, muhallebi şeklinde verebilirsiniz örneğin.

  • Habibe

    Merhaba güncel anne.benim oğlum ayin 22 sinde 6. Ayini bitirecek. Hava değişimi nedeniyle bebeğim hastalandı kulak ve boğazında iltihap varmış. İyileşti fakat kulak iltihaplı tekrarladı. Ağzında da beyaz yaralar çıkmıştı yalnız dilindeki yara bebek bebek kırmızı ve hala geçmedi ve 3 gündür biberon ağzına almıyor. Bebeğim 3.800 doğdu. Şimdi 7.600. Sürekli gittiğimiz doktorumuz ek gıdaya 6.ay sonunda geçirmeyi düşünüyor. Bize kaşık mama verebileceğini söyledi. Bebeğim dilindeki hastalığından dolayi çok huysuz sürekli birsey yedirdigimde ağlıyor. Bende manasını kaşıkla veriyorum ama bebeğim çok hareket ediyor ve boğazına kaçıyor. Bende mama yi kaşık mama yla veya Bebe bisküvi ile koyu kıvama getiriyorum öyle veriyorum. Sürekli böyle vermek doğru gelmiyor bana doktorumuza sordum birsey olmaz diyor. Bende alternatif olarak sizin muhallebi tarifini iki gündür uyguluyor um irmik. Çok az irmik atıyorum ve iki bebek bisküvi ile tatlandiriyorum öyle yiyor pekmez pek istemiyor. Afedersiniz ama söylemek istiyorum bebeğin diskisinda hep tahıl var. Her yemekten sonra mutlaka diskisinda yapıyor. Bugün sebze pure tarifini yaptım. Yarım cay kasigi ağzına verdim istemedi ağladı. Biraz zaman geçti azıcık daha verdim tekrar ağladı. Çok çaresiz kaldım anlayacağınız ne kaşık maması vermek istiyorum nede bisküvi. Paket gıdalara dikkat ederim ama bebeğim de mecbur kaldım. Bu arada bebeğim emmiyor çok az emiyordu 4.5 aylıkken bıraktı ortam değişince onun huyuda değişiyor. Önerilerinizi bekliyorum lütfen yardımcı olun

    • Güncel Anne

      Ortam değişimi, hastalık, diş çıkarma dönemlerinde bebeklerin yeme özellikleri değişir, iştahları azalabilir. Bir de hemen vaz geçmeyin. DEnemeye devam edin.

  • hulya

    Sevgili guncel anne oncelikle bilgilendirici yaziniz icin tesekkurler verdiginiz listedeki bircok madde bebek mamalarinda kullanilan maddeler bende anne sutunu mama ile desteklemek zorunda kalan annelerden biriyim bu durumda acaba bebegime gdolu mama mi veriyorum dusuncesi beni dehsete dusuruyor yoksa madde 5/3 de belirtildigi gibi bebek mamalarinda yasak ise bu maddeler icinde bu maddelerin bulundugu icindekiler kisminda alenen yazan mamalar masum mu?simdiden tesekkurler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir