Hamilelik haberini, doğrudan kan testi sonucu eşimle beraber aldık,uzun zamandır çocuk istediğimiz için gerçekten çok mutlu olduk.
Ne zaman ve nasıl öğrendin ikiz annesi olacağını, ne hissettin?
Hamileliğimin yaklaşık 7.haftası falandı yanlış hatırlamıyorsam, Doktor kontrolümde ikiz annesi olacağımı öğrendik. Açıkçası ikiz haberini ilk aldığımızda, ikiz büyütmenin zorlukları hiç aklıma gelmedi. Sadece ve sadece çok mutlu oldum. Büyütme,yetiştirme gibi korkularım olmadı o anda.
Nasıl bir hamilelikti seninki?
Hamileliğim, doğum anına kadar olabildiğince sorunsuzdu. Tempomu tabi ki yavaşlatmıştım ama çalışmaya devam ediyordum, bu süreçte de hiçbir sorun yaşamadım. Mide bulantısı vb pek olmadı. Sadece sürekli bir yorgunluk ve uyku isteği vardı. Erken doğumdan 2/3 gün öncesine kadar da çalışmaya devam ediyordum, herhangi bir sıkıntı yoktu.
Bize doğum hikayeni anlatabilir misin?
Hamileliğim son derece sorunsuz ve huzurlu ilerliyordu, 22.hafta renkli ultrasona girdim,her şey yolundaydı,bebeklerin gelişimi de gayet iyiydi. Ancak, 24.haftaya girdiğimizde bel ağrılarım arttı. İkiz hamileliği olduğu için karnım normal hamileliklere göre daha hızlı büyüyordu, bu durum da doğal olarak yorgunluğa bağlı zaman zaman bel ağrısı yapıyordu. Ancak 24.haftaya girdiğimde ağrılar çok şiddetlenmişti,doktor kontrolünde herhangi bir sorun gözükmüyordu ancak tedbir olarak iş yerimden izin aldım ve evde yatmaya başladım. Ağrılar kısmen hafiflemişti. 24.haftanın 4.gününe çok büyük bir bel sancısı ile uyandım. Karnımda herhangi bir kasılma veya sancı yoktu, doğumu işaret eden klasik belirtiler de yoktu. Ancak belimin alt bölgesine doğru çok ciddi kramplar girmeye başladı. Hemen doktorumu aradım ve kontrole gittim.
Kontrolde maalesef bir miktar açılma tespit edildi ve doktorum acilen hastaneye yatıp, kontrol altında olmam gerektiğini belirtti. Biz de muayenehaneden apar topar hastaneye geçtik, yanımda eşim ve annem vardı.Hastaneye yattım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Eşim ve annem de aynı şekilde beni sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Bu şekilde hastaneye yatıp, doğumu engellenen ve aylarca yattıktan sonra doğuma alınan bir sürü örnek vardı. Tam teşekküllü bir hastaneye yatmıştım, doktoruma ve hastaneye çok güveniyordum, moralimizi yüksek tutmaya çalışıyorduk.
Hastaneye akşam 19:00 civarı giriş yaptık. Doktorum gerekli talimatları vermişti, hemen doğum olması halinde bebeklerin ciğerlerinin gelişimini hızlandıracak ve yaşama şanslarını arttıracak iğneyi yaptılar, aynı zamanda ağrıları durduracak müdahaleler de yapıldı ve NST’ ye bağlandım.
Daha sonra doktorum da yanıma hastaneye geldi, açıkçası söylenecek fazla bir şey yoktu, ”bekleyeceğiz” dedi. Bekleyecek ve dua edecektik. Yapılan müdahaleler ilk etapta işe yaramış gibiydi,ağrılar gitmişti,biraz olsun rahatlamıştım. Dostlarımız da haberi alınca hastaneye gelmiş,bize moral vermişlerdi. Hastanede ne kadar süre ile kalacağımız belli olmayacağı için herkesin başımda beklemesi çok yorucu olabilirdi.Bu nedenle eşimi,babamı zorla da olsa eve gönderdim,yanımda annem kaldı. Günün yorgunluğu ile uyudum.
Gece 02:00 civarı müthiş sancılarla uyandım. Klasik doğum sancıları ve kasılmaları başlamıştı.Yine müdahaleler başladı, doktoruma haber verildi. Eşime ve babama haber verdik, geldiler. Ben, sancıların şiddetinden artık doğumun olacağını anlamış, hem acının şiddeti hem bebeklerimin korkusuyla durmaksızın ağlıyor ve bağırıyordum. Doğmaları halinde hiç kimse bebeklerime şans vermiyordu. Hamileliğimin 24+4.günüydü. Şu an doğamazlardı. Buna ne onlar, ne de ben hazırdım.Tüm gücünle doğurmamak isterken, doğum sancısı çekmek berbat bir duyguydu.
Ancak, maalesef yapılan tüm işlemlere rağmen sancılarım şiddetlendi. Sabaha karşı saat 05:00 civarı doktorum hastaneye geldi, odaya girdi, sadece bakıştık, söylenecek bir şey yoktu, durum çok açık ve netti!
Ben artık sancılardan nefes alamaz hale gelmiştim,odadan çıkarıldım,ancak ortada bir gariplik vardı asansöre binip ameliyathaneye inmemiz gerekirken aynı katta bulunan doğumhaneye doğru ilerliyorduk. ”Sezaryen olmayacak mı ” dediğimi hatırlıyorum. Doktorum yanımdaydı, buna zaman kalmadığını ve şartların ancak normal doğuma uygun olduğunu söylediğini hayal meyal hatırlıyorum. Bu noktada,kısacık o anda, ayrı bir şok yaşadım. Zaten yeterince acı çekmiştim ve hemen uyutulmak, sezaryen olmak istiyordum. Ancak bu mümkün değildi çünkü açıklık çok fazlaydı. İkiz bebek beklediğim için hamileliğimin başından bu yana sezaryen doğum yapacağım fikrini benimsemiştim. Normal doğuma yönelik hiç bir hazırlık ya da araştırmam olmamıştı. Bu noktada iyice panik olduğumu ve artık cidden gücümün tükendiğini hatırlıyorum. Doktorum ve hemşireler moral vermeye çalışıyordu ve biz doğumhaneye bu hengameyle girdik.
Doğum gerçekleşeceği anlaşıldığında, Yeni Doğan Yoğun Bakım Sorumlusu olan bebeklerimin doktoru acilen evden çağrılmıştı.
Doğumhanede, bebeklere ilk müdahale için, İrem ve Demir’i halen çocuk doktoru olarak takip eden, Yeni Doğan Yoğun Bakım sorumlusu olan doktorumuz ve hemşireler bekliyordu. Saatler artık sabaha karşı 06:00 civarıydı.
Doğum sırasında doktorumun talimatlarını yerine getirmeye çalışıyordum. O anda artık sağlıkla doğurmak dışında başka bir şey düşünemiyordum.
Doğumhaneye girdikten çok kısa bir süre sonra kızım doğdu, çok cılız bir ağlama ile….Kızımı pek görme fırsatım olamadı. O an,tek görebildiğim çok küçük olduğuydu. Doktorum apar topar çocuk doktoruna kızımı teslim etti ve müdahaleler başladı.
Ben maalesef kızımın durumu ile fazla ilgilenemedim çünkü doğması gereken bir bebeğim daha vardı! Kızımın doğumundan çok kısa bir süre sonra oğlum doğdu. Aynı şekilde cılız bir ağlama ile..Kızıma göre daha güçlüydü sesi.
Kızım İrem Sera 640 gram, oğlum Faruk Demir 820 gram doğdu. Apar topar doğumhane ile çok yakın olan Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’ne götürüldüler. İşte maceramız bu şekilde başladı.
Gerçekten bebeklerin çok küçük doğmuşlar. İlk günler sen nasıldın?
İlk günler hamileliğimin zamansız sonlanması nedeniyle kendimi halen hamile gibi hissediyordum. Normal doğum yaptığım için fiziken herhangi bir ağrım yoktu. Sadece moralsizliğin de etkisiyle inanılmaz bitkindim.Bebeklerimi ilk defa, doğum yaptığım sabahın akşamına doğru bir nebze stabil hale geldiklerinden sonra, birkaç dakikalığına, uzaktan görebildim.
Hastaneden eve gidiş çok zor oldu benim için,onları terkedip gidiyormuş gibi bir hissegünler ve haftalar çok kritikti. Bu kritik günlerde beklemek çok çok zordu.
Bir yandan da ”prematüre bebek nedir? bizi neler bekliyor?” gibi soruların cevabını arıyorduk.
Yorumlar
Gözde ve eşi bu süreçte gösterdikleri çaba ve sabırı muhteşemdi. Hastanemizin en minik bebeklerini. Her aşamada gösterdikleri. Başarılarla güzel haberlerle çok mutlu oluyordum. Şimdi büyümüş ve mutlu halleriyle Gözde ve mucize bebeklerini takip etmek büyük bir zevk ve mutluluk benim için:))
|Çok teşekkür ederim,o günlerde beraber hüznü,heyecanı ve sevinci paylaştık..tüm desteğin ve pozitif enerjin için çok teşekkür ederim…
|çok şükür ki bugünleri de gördük
Canım Gözdem, çok zor bir süreçten geçtin. Çok şükür her şey yoluna girdi. Mücadelenden dolayı seni tebrik ediyorum. Eşinle, bebişlerinle nice nice güzel günler yaşayın.
|Canım Şule’m çok teşekkür ederiz…
|O kadar büyüdüler ki yaşananlara, atlatılanlara ve gelinen noktaya inanmak zor
Sevgiler,
|öyle gerçekten…Bugünümüze binlerce şükür…Sevgiler
|Ogullarimin dogdugu haftada dogmus bu bebisler. Ne yazikki biz bu aile kadar sansli degildik. Oyle onemli ki erken dogumda hastane ve calisanlari… cok sansli bir aile, Allah bebislerine uzun omurler versin. Rabbim kimseye evlat acisi tattirmasin
|Âmin…çok teşekkürler…sizin de başınız saolsun,sanırım kaybettiniz evlatlarınızı,Allah sabır versin..hayat zor bir sınav gerçekten…
|Âmin…çok teşekkürler…sizin de başınız saolsun,sanırım kaybettiniz evlatlarınızı,Allah sabır versin..hayat zor bir sınav gerçekten…
|Gözde ah ahh o günler, geçti şükür bitti… Bizim de sınavımız biraz ağırmış olsun, bundan sonrası sağlıkla dolu geçsin hayatlarımızın inşallah, öpüyorum hepinizi…
|Âmin,çok şükür bugünümüze…
|Bende ikiz annesiyim 33 haftalık dogum yaptım 2 ay oldu gercekten cok zor beklemek bebeklerimi küvezde bırakıp eve gitmek inşallah bende sizinkiler gibi büyüdünü görürüm
|