Prematüre Hikayeleri Yağız ve Yaman

Prematüre Hikayeleri için bu kez kendisi de 28 haftalık doğmuş bir prematüre olan Eda ile söyleştik. Eda bize 28 hafta 4 günlük doğan minik savaşçıları Yağız ve Yaman’ın hayata tutunma öyküsünü anlattı.

Prematüre Hikayeleri

Anne olmadan önce kimdin? Neydin? Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?
Anne olmadan önce çok sosyal bir hayatım vardı evlenmeden önce 5 sene kadar yoğun ve yorucu bir iş hayatım olduğu için evlendikten sonra çalışmamayı ve kendime,eşime,evime vakit ayırmayı seçtim. Bol bol gezdim, uyudum, arkadaşlarımla ve eşimle vakit geçirdim. İyi ki de yapmışım şimdi malum oğullarımdan pek vakit bulamıyorum.

Hamilelik haberini nasıl öğrendin; eşin ve sen nasıl karşıladınız haberi?
Benimki planlı bir hamilelikti. Hatta birkaç ay önceden folik asit kullanmaya başlamıştım. Rabbim’e şükürler olsun ki çok aramadan ikiz evlat sahibi olduk 🙂 İlk olarak evde yapılan testlerle öğrendim hamile olduğumu, eşim de ben de çok sevindik. Tabi daha sonra da kendi dr uma giderek kan testi yaptırdım ve hamileliğim kesinleşti tabi tek bebek beklerken 5. haftada 2 kese görününce bildiğiniz bayağı bir şok geçirdik hatta itiraf edeyim ben çok panik oldum nasıl bakarım ikiz bebeklere diye çünkü ailemizde hiç ikiz yoktu benden önce şimdi iyi ki ikiz olmuşlar diyorum 🙂

Nasıl bir hamilelikti seninki?

Hamileliğimin ilk 3 ayı bulantılarla geçti.Son 3 ayını zaten tamamlayamadım.28+4 te doğum yaptığım için, orta trimester yani 3-6 ay çok güzel geçti bol bol gezdim ve uyudum.

Nasıl geçtiğini anlamadım diyorsun yani. Bize doğum hikayeni anlatabilir misin?

Doktorların ikiz gebelikle ilgili anlatmak zorunda oldukları riskli tablolardan sonra 28. haftaya gelmiştik ki ne yazık ki tek yumurta ikizlerinde görülebilen ikizden ikize kan aktarılması olarak açıklanan ikiz ikiz transfüzyonu sebebiyle 28+4 te acil doğuma alındım. Doğuma alındığımda bir bebeğimin neredeyse hiç suyu kalmamıştı, kardeşi ortak damarlar vasıtasıyla çekmişti çünkü. Yağız’ım 900 gr,  Yaman’ım da 1326 gr olarak 1 dakika arayla dünyaya merhaba dediler.

Biraz da hastane günlerini anlatır mısın?

Doktorlarımız, ” ilk 72 saatin çok kritik olduğunu, yaşarlarsa bile beyin kanaması, körlük, sağırlık, bağırsak-mide problemleri gibi birçok hastalık riski taşıyabileceklerini” söylediler.  Çok zor geçen zamanlardı.  Hastaneden geldiğini bildiğim her telefonda yüreğimiz ağzımıza gelirdi. Neyse ki bez, anne sütü ve ıslak mendil istemek dışında bir şey için aranmadık. Her gün eşimle beraber sadece 2 dakika onları görmek için yoğunbakım kapısında olduk saat tam 13:00 te. Bazen gözlerinde maske olurdu, bazen de olmazdı. Hatta gözlerini açar, sanki bize bakarlardı. Dünyalar bizim olurdu zaman, ta ki hemşirenin sizi dışarı alalım sözlerini duyana kadar. Gram gram kilo alışlarını, bugün de çiş kaka yaptılar sözlerini, durumları iyiye gidiyor cümlelerini duyunca içimiz içimize sığmazdı. Böyle böyle derken 40 gün sonunda Yaman’ı, 53 gün sonunda da Yağız’ı evimize getirdik.
                                           Prematüre Hikayeleri
Eve ne zaman gelebildiniz? Evdeki ilk günleriniz nasıldı?
40 gün sonunda Yaman’ı, 53 gün sonunda da Yağız’ı evimize getirdik. Ama asıl macera eve geldikten sonra başladı. İlk 6 ay kimseyi eve kabul etmedik, bağışıklık sistemleri çok zayıftı ve  kiloları da hala çok azdı. Yaman 2000 gram, Yağız da 1700 gramla taburcu olmuştu. Nöroloji,göz,kalp,üroloji,kalça ultrasonu,işitme testleri derken çok şükür ki hepsinden sağlıkla çıktık ve bugün 17,5 aylık çok şeker 2 minik adam oldular.
Bu zorlu süreçte size destek olan birileri var mıydı?
O günlerimizde elbette en çok annemin ve kayınvalidemin desteğini gördüm, hala da beraber bakıyoruz Yağız ve Yaman’a. Allah onlardan razı olsun, bize çok destek oldular, hala da oluyorlar. Onların sayesinde biraz nefes alıp, eşimle dışarı çıkabiliyoruz. Haklarını asla ödeyemeyiz.
Doktorlara sağlık çalışanlarına, söylemek istediğin bir şey var mı?
Ben doğumumu Göztepe Medicalpark Hastanesi’nde yaptım. Yoğunbakım doktorumuz Yeşim Hanım ve hemşirelerden Allah bin kere razı olsun, o kadar iyi baktılar ki evlatlarıma sonsuz şükran borçluyum hepsine.
Prematüre annesi olmanın getirdiği zorluklar neler?
Prematüre annesi olmak zor evet çünkü yoğunbakım sürecinden 2 yaşına kadar sık sık kontrollere gitmek durumundasınız ve elbette bu insanı maddi manevi yoran bir durum. Biz çok şanslıydık ki prematüre bebeklerde olabilen rahatsızlıklar bizde çok şükür ki çıkmadı ama hala ara ara kontrollerimiz devam etmekte…
Bir gününüz nasıl geçiyor?
Bir günümüz çok yoğun geçiyor. Üç  kadın anca haklarından geliyoruz beyefendilerin. Ama bir o kadar da keyifli ve komik. Elbette zaman zaman sabırlar zorlansa da onların iyi ve sağlıklı olmaları herşeyin ötesinde bir mutluluk.
Gözlerini kapatıp 20 yıl sonrasını hayal et. Kendini ve aileni nasıl hayal ediyorsun?
Yirmi yıl sonrasını inanın hiç düşünmüyorum. Şu anda neredeyse 18 aylıklar ve her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Bazen hemen büyüseler derken, bazen de keşke hiç büyümeseler hep böyle çocuk, mutlu ve yanımda kalsalar diyorum.
Son olarak bize ne söylemek istersin?
Prematüre anneleri umudunu hiç bir zaman kaybetmesin. O minik insanlar öyle güçlü, öyle hayata bağlılar ki. Allah’ın izniyle hepsinin evlatlarını sağlıkla kucaklarına alacaklar ben inanıyorum. Tüm prematüre bebeklerin ve annelerinin dünya prematüreler günü kutlu olsun.

Diğer Prematüre Hikayeleri için buraya tıklayabilir, siz de hikayenizi paylaşmak isterseniz şuraya mail atabilirsiniz.