Sınıfın küçüğü olmak nasıldı?

okula başlama yaşı

?Geçen yıl hangi ilkokula verelim sorunundan daha önemli bir sorun vardı bizim evde: 30 Ekim doğumlu olan Çağın’ı 2010 doğumlularla birlikte mi okula yollayacaktık yoksa bir sene daha bekleyip 2011 doğumlu arkadaşları ile mi gönderecektik? O dönem oldukça düşünmüş, uzmanlara danışmış, Çağın’ın anaokulu öğretmenleri ve okul müdürü ile tek tek konuşmuş ve en sonunda 2010 doğumlular ile okula başlatma kararı almıştık. Kolay değil, oldukça zor bir karardı Barış ve benim için. Zor bir süreçti. Zihinsel olarak hazır olsa bile acaba duygusal olarak hazır mıydı? Peki ya her gün 100 km yol kat etmeyi, sabahın 06.30’unda uyanmayı fiziksel olarak kaldırabilecek miydi? Çok bilinmeyenli bir denklemdi bizim için.

 

En nihayetinde Çağın Eylül 2016’da yani 5 yaş 9 aylıkken ilkokul birinci sınıfa başlamıştı

Biliyorum ki aranızda bizim gibi okula başlama yaşı konusunda kararsız kalmış olanlarınız oldukça çok. Sosyal medya mecralarında veya yüz yüze toplantılarda bu konuda çok soru soruyorsunuz.  Koca bir eğitim öğretim yılı geride kaldı ve ben deneyimlerimiz anca yazabiliyorum.

 

Şimdi, özetleyecek olursak….

 

 

Şaşırtıcı bir şekilde Çağın ilkokula çok kolay alıştı. Bunda okulunu ve arkadaşlarını çok seviyor olmasının rolü çok büyük tabii. Hatta okul açıldıktan sonra bana Çağın’ın okulla arası nasıl diye soran tüm arkadaşlarıma aynı yanıtı verdim: ‘’Harika! Sanki orada doğmuş gibi. ‘’ pek çok arkadaşımız bize bu soruyu soruyordu çünkü  yakın çevremiz Çağın’ın nasıl anaokuluna alışma sürecinin oldukça sancılı geçtiğini biliyorlardı.

 

 

 

Nadir birkaç gün dışında okuldan çok neşeli geldi hep. Okulda yaşadığı şeyleri uygun sorular sorunca öğrenebildik. Tüm bu olumlu şeylerde Çağın’ın kişisel özelliklerinin yanı sıra okulunun çok eğlenceli olmasının rolü büyük.

 

Okul, tüm yıl boyunca öyle eğlenceliydi ki Çağın çok erken kalkması gerektiği halde bir kere bile mızırdanmadı. Ki kendisi pek bayılır her bulduğu fırsatta mızırdanmaya.

 

Ödev konusuna gelince… Başlangıçta epey zorlandık. Niçin okuldan eve gelince oyun oynamak yerine ders çalışması gerektiğini anlamakta zorluk çekti. Okul açıldıktan sonraki ilk günler bu yüzden kavga gürültü ile geçti. Okuldan gelip oyun oynamak istiyordu. Biz de ders yapması gerektiğini, artık büyüdüğünü söylüyorduk. Ama sonra fark ettik ki oğlumuz ilkokul birinci sınıfa gitse de hala bir çocuk ve oyun oynamaya, bizimle baş başa etkin vakit geçirmeye  ihtiyacı var. Ne zaman ki bu durumu görüp, okuldan gelir gelmez ders yapması gerektiğini söylemekten vaz geçtik o zaman pek çok şey yoluna girdi. Öyle ya, biz de işten gelir gelmez hemen başka bir işe girilmek istemiyor, en azından bir süre kafamızı boşaltmak için sevdiğimiz bir şeyi yapmak istiyorduk. Bu yüzden Çağın’ı da okul dönüşü ders çalışmaya başlamak yerine sevdiği bir şeyi yapması konusunda teşvik ettik. Bir süre sonra yavaş yavaş ödev/oyun dengesini kurmuş olduk.

Bir kez daha belirtmek istiyorum ki bunlar bizim kendi deneyimlerimiz. Her çocuk gelişim ve yaşam basamaklarını farklı hız ve şekilde çıkıyor. Gene aynı şekilde her okulun öğrenciye yaklaşımı farklı. Bu yüzden okula başlama yaşı ile ilgili kararınızı alırken benim yazımı değil şunları göz önünde bulundurmanızı öneriyorum:

 

  • Çocuğunuzun akademik veya fiziksel hazır oluşundan daha önce duygusal olarak hazır olup olmadığına bakın.
  • Okulunuzun sizden önce küçük gitmiş öğrencilere yaklaşımını araştırın
  • Çocuğunuzu vermeyi planladığınız öğretmenle bu konuyu konuşun
  • Anasınıfı öğretmeni ile çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını konuşun