Büyük şehirlerimiz alışveriş merkezlerinin istilası altında. Gün geçmiyor ki bir yenisi daha girmesin hayatımıza. Işıl ışıl vitrinleri, pek çok ihtiyacı aynı anda karşılayabilmesi, iştah kabartan fast-food dükkanlarıyla hepsi birer cazibe merkezi. Pek çok kişi alışveriş merkezlerine çocuklarıyla beraber gitmekte, tüm gününü orada geçirmekte, hem alışveriş yapmakta, hem de arkadaşlarıyla kafelerde ve lokantalarda oturup sosyalleşmekte. Hatta çocuk oyun alanı olan alışveriş merkezleri hafta sonları ailelerin akınına uğramakta.Evet itiraf edeyim ki ben de yapıyorum. Özellikle de havalar kapalı olduğunda, evde sıkılınca dışarıda gezmek yerine atıyorum kendimi alışveriş merkezine. Çağın babasıyla oyun alanındayken ben de 3-5 vitrin bakıp alışveriş yapıyorum. Ama Geçenlerde Sabah Gazete’sinde gördüğüm şu haberden sonra zaten sınırlı olan çocuklu alışveriş merkezi ziyaret sayımı sıfırlamaya karar verdim. İşte çocukları alışveriş merkezlerine götürmemek için beş neden :
- Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji UzmanıProf. Dr. Alp Özkan’ın ;Kansere Çözüm Var adlı kitabında da bahsettiği gibi ‘Alışveriş merkezleri; yüksek oranda elektromanyetik dalga içerir. Binlerce kişinin taşıdığı cep telefonları, koca koca elektrik tesisatları, kablolar, mağazalardaki kredi kartı aletleri, gelişmekte olan beyni olumsuz etkiler’.
- O ışıl ışıl vitrinler, sezonun tüm trendleri, çocuğun görüp te almadan çıkmam diye yerde tepindiği oyuncaklar, kişiyi gereksiz para harcamaya teşvik eder. Bu da aile bütçesinde gediklere yol açar. Biz pek çok kez şöyle bir gezmeye diye girdiğimiz alışveriş merkezinden koca koca poşetlerle çıkmışızdır. Aynı şey mutlaka size de olmuştur. Kısacası gitmezseniz para da harcamazsınız.
- Sizin de dikkatinizi çekmiştir; alışveriş merkezlerinin çoğunda bebek mağazaları yemek katıyla aynı kattadır. Bir pazarlama taktiği mi yoksa tesadüf mü bilemem ama çocuğa bir ayakkabı, üç-beş kıyafet bakayım diye girdiğiniz dükkandan çıktığınızda dünyanın en yaygın ve ünlü fast-food restoran zincirlerinden biriyle burun buruna gelmeniz yüksek olasılık dahilinde. Ondan sonra bir de bakmışsınız ki hem kendiniz hem miniğiniz; bol kalorili ,doymuş yağlı, acayip soslu yiyecekleri yemektesiniz.
- Özellikle kış aylarında binlerce insanın girip çıktığı, havalandırma sisteminin düzgün işlemediği alışveriş merkezleri mikropların yaşayıp, yayılması için şahane bir ortam. Siz daha düşünedurun ‘Bu çocuk hiç soğuka çıkmadı, niye hastalandı ‘ diye.
- Alışveriş merkezlerine giderek dışardaki mis gibi havayı, özellikle bahar aylarında çayırlara çimenlere yayılmayı, toprağı, kuşu böceği, açık havadaki parkları, oyun arkadaşlarını, yapılabilecek spor faaliyetlerini de kaçırmış oluyorsunuz. Hava güzel, dışarı çıkın; parkları, bahçeleri, sokakları arşınlayın.
Tavsiyem; alışveriş merkezine giderken çocuksuz gitmeniz, eğer mutlaka gitmeniz gerekiyorsa önceden plan yapıp işinizi olabilecek en kısa sürede halletmeniz yönünde.
selamlar,
bu yazınız için özellikle teşekkürler.ben avm lerin yetişkinler için de çok zararlı olduğunu düşünüyorum.kazara gittiğim zaman çok kısa zaman geçirdiğim halde üstümde ciddi bir negatif elektrik ve aşırı yorgunluk hissediyorum.çocuğum da benim gibi sanırım bebekliğinden beri ne zaman bir avm ye girsek deli gibi ağlayan bir bebek/çocukla kendimizi dışarıya zor atıyoruz.
Evet haklısınız. Aynı manyetik alan çocuklar kadar büyükleri de etkiliyor.Ben de ne zaman bir avmde gereğinden çokkalsam migrenim tetikleniyor.
Çok güzel ve anlamlı bir konu. AVM ler herkesin hayatının bir parçası olmuş.Şiddetle karşıyım.Hastalık yuvası olarak görüyorum.Çocuklar ve yetişkinler neden AVM lerde vakit geçiriyorlar ki.Çayırda çimende parkta koşup oynamak, dinlenmek varken elektromanyetik dalgaları neden üstüme çekeyim?