Bir jinekologun gözünden sezaryen sonrası vajinal doğum

Son yıllarda ülkemizdeki sezaryen oranlarının  hızla yükseldiğinden, Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul edilebilir sezaryen oranı olarak belirttiği % 20’nin çok çok üstüne (%58) çıktığından bahsetmiş ve Dr. Semra Özer ile  Akaçakoca Devlet Hastanesi’nde kurduğu suda doğum ünitesini konuşmuştuk. Aşağıda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Doktor Semra Özer ile sohbetimizin ikinci bölümünü okuyacaksınız. Nisan ayının aynı zamanda sezaryen farkındalık ayı olmasından hareketle sohbetimizin bu bölümünü sezaryen doğum, sezaryen sonrası vajinal doğum , epiduralli doğumlar ve sezaryen oranlarının artışına  ayırdık.

sezaryen sonrası vajinal doğum

Sence neden sezaryen ve müdahaleli doğumlar gittikçe doğal doğumların yerini alıyor?

Doğumhaneler doğum yapmaya hiç uygun değil. Ben doğurmamahane diyorum zaten.  Doğum için karanlık, sessiz, sıcak, ev gibi bir ortam lazım. Hatta en ideali gebenin kendi evidir.

Daha da önemli bir faktör ise gebenin doğum yapmaya inanması ve istemesidir. Ebe bu süreçte gebenin yoldaşı, koruyucusu, destekçisi olmalı, bir sorun varsa doktor gerekli müdahaleyi yapmalıdır. Bugün geldiğimiz noktada gebeler doğumdan korkmakta, doğurma yeteneğine inanmamakta, doğurmaya değil, doğurtulmaya gelmektedirler. Ebeler işlevsizlestirilmis, doktorlar fizyolojik doğumlara yeterince sabır ve vakit ayıramadıkları için fazla müdahaleci tutum izlemektedirler.
Örneğin bugün neredeyse doğumhaneye yatış verilen her gebeye suni sancı serumu takılmakta, tüm gebelik boyunca bir parasetamol almamak/vermemek için kıvranan gebelerimiz ve doktorlarımız nörotoksik olma ihtimali olan bir ilacı gerekli gereksiz kullanmakta sakınca görmemektedir.  İstekli ve inançlı gebe yerine korkmuş gebeyi hem de doğuma uygun olmayan koşullarda takip edip, üzerine suni sancı, hareketsizlik gibi müdahalelere maruz bırakınca sağlıkçılar açısından da doğum son derece zorlu ve tehlikeli bir süreç olarak algılanmaktadır.

Bu kısır döngünün üzerine bir de ne olursa olsun ters giden şeyler için dava edilme, hakaret ve şiddete maruz kalma riskini ekleyin. Bir de sezaryen yasağı adı altında “yasak diye beni doğuma zorladılar” sorununu. ..

Doktor gebeye, gebe doktora güvenmiyor, ebenin zaten adı yok…

Epidural anestezili doğumlar hakkında ne düşünüyorsun?
Epidural gerektiğinde kullanılabilecek güzel bir yöntem.  Eğer tüm rahatlama ve gevşeme tekniklerine rağmen ağrı çok hakim ise ve doğumu zora sokuyorsa yapılabilir.  Hastanemizde de mümkün ama  henüz gerekmedi. Gerekmediği halde “prenses doğum” olsun diye uygulanması bana yanlış geliyor.  Prensesler bile hypnobirthing ile doğuruyor.
 Epidural ağrıyı gideriyor ve doğumu durduran bir faktör olarak ağrı söz konusu ise bu engeli aşmayı sağlayacağı için faydalı olacaktır. Ancak sadece tedbiren epidural yaparsanız doğumun fizyolojik işleyişini o anda durdurursunuz. Artık hareketsiz yatan, tansiyonu düşmeye meyilli, kendi hormon işleyişi durduğu için suni sancı gereksinimi olan, ve en önemlisi endorfin olmadığı için coşkusuz bir doğum olacaktır.

sezaryen sonrası vajinal doğum

Sezaryen sonrası vajinal doğum hakkında ne düşünüyorsun? Hayal mi? Gerçek mi?

 

Sezaryen geçirmiş bir gebe, diyabetli yada hipertansif gebeninki gibi bazı riskler içeren bir durumdur. Bu durumda baştan tekrar sezaryen olabilirsiniz yada sezaryen sonrası vajinal doğum deneyebilirsiniz. Eğer  başarı ihtimali yüksekse sizin için (bu herkes için bireysel değerlendirilebilir), o zaman  sezaryen sonrası vajinal doğum sizin için daha sağlıklı olan seçenektir aslında. Bu durumda riskleri de herhangi bir ilk doğum kadardır.

Ancak Türkiye’de daha vajinal doğum yapmak bu kadar zorken sezaryen sonrası vajinal doğum destekleyen yer bulmak çok zordur.

Bu sorunun ben ailelerin ve sağlıkçıların doğuma bakış açısı değişince otomatik değişeceğini düşünüyorum.

Semra Hanım’a bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum. Söyleşinin diğer yarısına şuradan ulaşabilirsiniz.